Aldatmak Çözüm, Aldatılmak ise Çözümsüz Değildir.

22 Eylül 2020 ile admin

Her canlı sevmeyi ve sevilmeyi ister ve bu duyguyu yaşarken kendini daha değerli ve daha güçlü hisseder. Ya bir de tam tersi sevilmezse ya da sevilirken aldatılırsa, kendini değersiz ve yetersiz hissederek ya tamamiyle içine kapanır ya da öfke krizleri ile bu sendromu daha da kötü hale getirebilir. Aldatan birey, bu olayı yaşamasının sebebi  olarak eşini  suçlayabilir. Kendini de suçlayabilir. Her iki suçluluk psikolojisi de bu aldatma durumuna çözüm bulma yolları değildir. Aldatan kişi, mutsuz olduğu evlilik ya da ilişkisi için emek vermek yerine farklı bir mutlulukla oyalanmayı seçebilir. Ya da ayrılık ve kaybetme korkusundan, kendisine ve hayata duyduğu güvensizlikten kendini güçsüz hissederek her iki ilişkiyi de yürütme çabasına girebilir. Aslında bunun altında yatan temel nokta, aldatan kişinin net, kararlı olamayan ve ne istediğini bilmeyen hata yapmaktan korkan ve kaybetmekten korkan bilinç altı  negatif blokajları vardır. Peki aldatıldığı halde hala eşini isteyen, peşini bırakmayan bireyde, ata ve köklerinden gelen fedakarlık duygusu ile, bu ilişkinin devam etmesi için kendi değerlerinden kendini mahrum bırakabilir. Burada da alt bilinçte yatan asıl negatif blokaj ise, değersizlik duygusu ve kaybetmek korkusudur. Bilinç altında yatan, bu uyuduğunu zannettiğimiz geçmiş blokajlar  çözümlenerek kişilerin ilişkilerinde mutluluk, paylaşım ve iletişim yolları açılacaktır.