Çevrim İçi Eğitim ve Çocuklarımız

5 Ağustos 2020 ile admin

Günümüzde yaşadığımız olağanüstü bir durum olan koronavirüsün yol açtığı evrensel bir sorun yaşıyoruz. Bu sorun bir çok alanda bizi etkilese de, eğitim boyutu ve öğrenme, okul, ders çalışma sistemi konusundaki etkileri velileri ve çocukları zorlamaya devam etmektedir. Çocuklarımız, bu dönemde sadece öğrenimden değil ayrıca sosyalleşme, doğa, oyun, arkadaş, iletişim gibi bir çok mutluluk ve motivasyon etkilerinden uzak kalmışlardır. Ayrıca bu dönemde, öğrenim kaygısından çok, öğrencinin ve çocuğun psikolojik yanının yıprandığı kaygısı daha çok gündemimizde olmalıdır. Çocuk, psikolojik olarak sadece bugününü değil belki de uzun dönem bu etki ile devam edecek hayatının çoğunluğunda psikolojik etki ve zorluk yaşayacaktır.  Bu nedenle öğrenci ve çocuklar üzerindeki bu etkiyi yok edemesek de, daha hafif etkiler ile çözebilme yollarını görmeliyiz. 

Çocuk, hayatta en büyük motivasyonu güven ve sevgiden alır. Okul çağına gelmemiş bir çocuk ise, bu güveni ve sevgiyi ebeveynlerinden ailesinden akraba ve yakınlarından alır. Fakat öğrencilik ve okul dönemi başlamış bir çocuk ve genç ise güven ve sevgiyi daha çok toplumdan, sosyal buluşmalardan, arkadaş ve iletişimden alır. 

Tabi ki şimdi  ev ortamında korunaklı ve yalnız kalan çocuklar için hayatlarındaki tek aktivite çevrim içi ders olursa,  motivasyonu ve mutluluğu eksik olan bu çocuğa verilen eğitim, öğrenim, bilgi ve başarı etkisi yetersiz olacaktır. Birlikte çalışma yaptığımız danışan öğrencilerimizden aldığım geri bildirimlerde, “okul eğitiminde verilen ödevler, dersler beni mutlu ederken, şimdi çevrim içi verilen ders ve ödevler bana fazla geliyor, zorlanıyor ve çok sıkılıyorum. ” Neden? Çünkü çocuğun mutlu olacak  toplumsal ortamı yok, sosyallik yok, iletişim de yok. Bir birey kendini ancak, karşıdaki insan ile kurduğu iletişimde tanır ve o kişiyi tanımaya çalışırken kendini tanımayı başarır. Bir bireyin de kendini tanıması, akademik başarıdan daha güçlü bir gereksinimdir.

Nasıl ülke ekonomisini ve turizmi düşünerek gerekli tedbirler alarak üretmeye, çalışmaya devam ediyorsak veya tatil programı yapıp motive oluyorsak, çocuklarımızın da psikolojisini düşünerek, okullarda en güçlü tedbirler alınmalı.  Gerekli maddi ve manevi bütün olanaklar sunularak her şeyden değerli ve geleceğimizin sağlıklı nesli olan çocuklarımızın eğitim yuvalarından, arkadaşlarından, sosyal alanlarından  ayırmadan, mutlu çocuklar olmaktan uzak tutmamalıyız. Eğitim her şekilde bu sene ya da bir daha ki sene verilebilir. Çevrim içi eğitim yeterli olmasa da bir şekilde yine çocuk eğitim alır. Fakat çocuklarımızın içine ektiğimiz korku tohumunu, boşlukta, mutsuz ve öz disiplinsiz psikolojik yıpranmalarını çevrim içi eğitim ile ya da bir dahaki sene düzeltemeyiz. Çocuklarımız ve okullarımız için en güçlü tedbirleri alıp hayatlarına devam etmelerine izin verelim.

Psk.Gülay Ertürk